tuz

Gizli tehlike: Tuz

diyetisyenler
DYT. EMEL ZORLU
ŞEHİTŞAMİL
DEVLET HASTANESİ
GAZİANTEP

Tansiyon hastasıysan aman tuz tüketme, tansiyonun düştüyse tuzlu ayran iç, çok tuzlu yeme kilo alırsın… şeklindeki cümleleri çoğu zaman etrafımızda duyarız. Bazen kurtarıcı gibi bahsedilen bazen de düşman gibi görülen tuz gerçekten suçlu mudur, yoksa masum mu? Tuzu hiç tüketmesek olur mu, tuz kilo aldırır mı, hangi hastalıklara sebep olur, eksikliğinde ne tür sağlık sorunları olur, tuz yerine başka bir madde kullanabilir miyim gibi soruların cevabının yer aldığı bu yazıda tuzun gerçek kimliğini tanımaya çalışacağız.

Kimyasal formulü NaCl olan tuzun %60’ı klor, %40’ ı ise sodyumdan oluşmaktadır. Tat vermesi özelliğiyle bizim de sıklıkla kullandığımız bir bileşiktir. Tuz herhangi bir besin değeri taşımaz dolayısıyla da enerji içermez. Lezzet verici olması kadar vücudun sodyum ve klor dengesi açısından da önemlidir. Vücutta tuzun düzeyi böbrekler tarafından ayarlanır. Böbreklerdeki aldosteron hormonu denetiminde geri emilim gerçekleşir. Sodyumun atılımı da burada gerçekleşir. Fakat her zaman fazla alınan sodyumun atılımı gerçekleşemez. Özellikle böbrek hastalıklarında böbrekler işlevini tam yerine getiremedikleri için fazla sodyum atılamaz. Bunun sonucunda da bacaklarda, ayaklarda ve yüzde şişkinlik ( ödem) görülür. Sodyumun fazlalığı kadar eksikliği de vücut açısından bir takım problemlere neden olur. Ama normal şartlarda sodyum yetersizliği nadir oluşur. Uzun süreli kusma ve ishal durumlarında sodyum kaybı olabilir. Ayrıca aşırı sıcaklarda fazla beden hareketleriyle terlemede de su ve tuz kaybedilir. Bu gibi durumlarda su ve tuz takviyesi yapılmalıdır. Özellikle çocuklarda ishale bağlı kayıpların önlenmesi amacıyla AST ( ağızdan sıvı tedavisi) uygulanmaktadır.

Günlük tuz gereksinmesi ne kadardır?
Yetişkinler için minimum sodyum gereksinmesi 500 mg’dır ( ¼ tatlı kaşığı). Maksimum tuz alımı ise günlük 6g olmalıdır. ( 1 tatlı kaşığı)

Tuz yerine kullanabileceğim başka maddeler var mı?
Tuz yerine geçen maddeleri kullanmak her birey için sağlık açısından uygun olmayabilir. Tuz yerine kullanılan maddelerin pek çoğunda potasyum vardır. Potasyumun fazla kullanımı da özellikle kalp açısından sakıncalar doğurabileceğinden bu maddeler kullanılmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır. Limon, limon suları, nane, kekik gibi ot baharat karışımları kullanılarak yemeklere lezzet verilebilir böylece tuz ihtiyacı azaltılabilir.

Tuz neden zararlıdır?
Tuz; felç, beyin damar tıkanıklığı, osteoporoz ( kemik erimesi) , hipertansiyon, kalp yetmezliği ve kalp krizi riskini arttırmaktadır. Aşırı miktarda tuz, kan damarlarının büzüşmesine yol açmaktadır. Ayrıca kan basıncını yükseltip böbreklere zarar verdiği gibi sodyumun fazla alımı da doğrudan böbrekleri olumsuz etkilemektedir. Günlük tuz tüketiminin 1 g azaltılması inmeye bağlı ölümlerde % 5, kalp krizlerine bağlı ölümlerin %3 azalmasını sağlamaktadır, 6 g tuz azaltılması ise inmeye bağlı ölümleri % 23, kalp krizine bağlı ölümleri ise %16 oranında azaltmaktadır.

Tuz kilo aldırır mı?
Tuz bir enerji kaynağı değildir. Yani besinler gibi bize enerji vererek hayatımızın devamlılığını sağlamaz. Dolayısıyla vücuda enerji sağlamayan bir maddenin kilo aldırması gibi bir durum söz konusu değildir. Fakat fazla alımıyla birlikte vücutta ödemlere (şişkinlik) neden olduğu için ağırlık artışı söz konusu olabilir.

İyotlu tuz nedir?
İyotlu tuz iyot eklenmiş sofra tuzudur. İyot eksikliğinde önemli bir takım sağlık sorunları oluşmaktadır. Guatr, kretenizm, gebelerde düşük ve ölü doğum riski bu rahatsızlıklardan bazılarıdır. İyotlu tuz, çocuklarda zeka geriliğini ve beyin hasarını önlemektedir. İyot eksikliğinde ortaya çıkan hastalıklardan biri olan basit guatrda hastalık oluşumundan sonra iyotlu tuz kullanmanın olumlu bir etkisi yoktur. İyotlu tuz hastalığın oluşmasını ve gelişmesini önlemektedir.

Tuz tüketimini azaltmanın yolları nelerdir?
1.
Yemeklerin tuzuna bakmadan tuz kullanma alışkanlığından vazgeçiniz.
2. Kekik, sarımsak, fesleğen,dereotu, rezene, soğan, baharat ve maydonoz tuz olmadan yemeklere tuz olmadan lezzet verir.
3. Turşu, ketçap, hardal, zeytin, soya sosu, salata sosları, et suyu tabletleri, hazır çorbalar vb. yiyeceklerin tuz içerikleri fazladır. Bu besinleri mümkün olduğu kadar az tüketiniz.
4. Taze sebze ve meyve tüketimini arttırınız.

Sonuç
Dünyada en önemli halk sağlığı sorunu olarak kabul edilen kronik hastalıklar ülkemizde de her geçen gün artan ölümlerin başlıca nedenlerindendir. Erken ölümlere yol açan ve kişilerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kronik hastalıklardan korunmak için önleyici yaklaşımların geliştirilmesi gerekmektedir. Bu yaklaşımlardan biri de yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanabilmesidir. Bireylerin aşırı tuz tüketiminin de içinde yer aldığı yeterli ve dengeli beslenmeyle ilgili toplum bilinci arttırılmalıdır. Kişilerin tuzla ilgili bireysel bilincinin oluşturulmasının yanı sıra toplumsal davranışın da geliştirilmesi gerekmektedir. Bununla ilgili olarak tuzsuz ekmek yapan fırın sayısının arttırılması, gıda üreticilerinin daha az tuzlu besinleri üretmesi yönünde taleplerin arttırılması, yapılabilecekler arasındadır. Tuz sadece bir alışkanlıktır, bu alışkanlıktan vazgeçmek ya da tuz kullanımını azaltmak bizim elimizdedir. Unutmayalım tuz yerine göre zehir yerine göre panzehirdir. Bu nedenle yerinde kullanılması gerektiği bilinmelidir. Sağlıklı günler…



Bu yazı 1169 kez okundu.
Tags: